Az önce televizyonda Ecevit'in öldüğü haberi geçti. Onu hep iyi hatırlayacağım sanırım. Televizyonda sürekli hatalı kararlar vermiş gibi gösterilmekteydi uzun zamandır(Bazı kanallarda). Ben ise onu hep bu ülke için çabalayan, hırsızlık yerine ülke için çalışmayı sürdürmüş(asla kendi için çalışmamıştır) Atatürk'ten sonra ülkenin başına gelmiş en büyük önderlerden biri olarak görüyorum. O hep halkın sevdiği kişiydi, saygılı oluşu, ülkesine olan sevgisi, vatandaşına olan sorumluluklarını hep bilmesi ve ona göre davranmasıyla; o hep karaoğlan olarak kalacaktır.
Bence insanlar artık gerekli sevgiyi göstermiyorlar ona, insanımız geçmişi o kadar çabuk unutuyor ki, yapılanları anlamıyor, sadece seyirciler hayata. Yaşayamıyorlar bile istedikleri gibi.
insanoglu
madde bir dunyaya gelmelidir
madde iki sevmeli sevilmeli dunyayi cennetin kendisi bilmelidir
madde uc yasama sevgisinin kokleri gonlunde insanoglu gunun birinde olmelidir
donmelidir dudaklarina buruk bir elmanin tadi (...)
Bir rahip,bir doktor ve bir muhendis golf sahasının boşalmasını beklemektedirler. Muhendis:"Bu adamlar ne yapıyor böyle, 15 dakikadır bitirmelerini bekliyoruz." -Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalık görmedim." -Rahip: "Iste gorevli geliyor, onunla konuşalım." -Rahip: " Merhaba, Şu anda sahada olan grup ne zaman çıkacak, neden bu kadar yavaşlar?" -Görevli: "Evet onlar kör itfaiyeciler. Kulübümüzde geçen sene çıkan yangında gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman burada ücretsiz oynamalarına izin verildi. -Rahip:" Ne kadar üzücü, bu akşam onlar için dua edecegim." - Doktor: "Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bakacağım." - Mühendis: "Bu adamlar neden geceleri oynamıyorlar?" :D
lucid dreaming, türkçe çevirisiyle açık rüya, bilinçli olarak rüyaları kontrol etmek anlamına geliyor. Az önce rüyalarını kontrol etmeye çalışan birisinin yazısını okudum. Bunu başardığını yazmış. Ben kontrol etmek yerine neden rüya gördüğümüzü bilmeyi isterim!
Neden rüya görürüz ki? Bunun cevabını tam olarak bilemiyoruz ama değişik varsayımlar varmış.
"Modern rüya araştırmaları Dr. Freud ile başlamıştır. Dr. Freud rüyaların, rüyalara neden olarak gerçekleşmemiş dilekler ve çözümlenmemiş çocukluk problemlerinin yarattığı travmaları göstermektedir. Bu alanda ünlü diğer bir araştırmacı Carl Jung e göre ise rüyalar kapalı kapılar ardına ve derinlere saklanmış olan duyguların ortaya çıkış biçimlerdir.
Rüyalarımızı Nasıl Hatırlarız?
Bazı insanlar çoğunlukla rüyalarını hatırlar ve tekrar tekrar anlatabilirler. Fakat çoğumuz eğer hatırlamak için bir nedemiz yoksa rüyalarımızı unuturuz. Bunun için yatmadan önce rüyanızı hatırlamak istediğinizi kendinize telkin edebilirsiniz. Yatağınızın yanında kalem, defter yada küçük bir ses kayıt cihazı bulundurun ve uyanır uyanmaz hatırladığınız herşeyi not edin. Yatmadan önce günlük tutmanızda size yardımcı olacaktır."
Evet, kesinlikle katılıyorum bazı insanlar rüyalarını çok iyi hatırlıyorlar ama; ben rüyalarımı genelde hatırlayamam. Yeni uyanmama rağmen gördüğüm rüyayı hatırlamaya çalıştığım zamanları hatırlıyorum. Ama genelde nerdeyse hiçbir şey hatırlayamam; :( Herşey birden olup bitmiştir, uçmuştur adeta hepsi. Bazen ise rüyalarımın bana geleceği gösterdiğine inanırım. Mesela açıklanmamış bir sınav notunu rüyamda görüp, daha sonra tam olarak aynı notu almam gibi sonuçları da olmuştur. Aldığım not 58, ben rüyamda ise 58,5 gördüm :) Kesirli sayıları bile hesaplıyor yani bişeyler.:D
Yada çok sevdiğim bir insan rüyamda yanımdayken çok mutlu olduğum anda; onu kaybetmem . Birden benden ayrılıp gitmesi . Ve buna benzer bir şekilde o insandan ayrılmamız. Acaba beynimizin bilemdiğimiz hesaplama ve öngürü yetenekleri de mi var. Tek bildiğim ise rüyalarımdan bazen hiç uyanmamak istemem. Sabah uyandığımda beni uyandıran nedene kızıp, acaba tekrar uyusam rüyama devam edebilir miyim diye denediğim zamanlar da az değil.
Bir de rüyalarda genelde konuşamam, ama uyandığımda söyleyecek, konuşacak o kadar çok şeyim vardır ki keşke bir an orada gerçekten olup da bir soru sormayı yada sohbet etmeyi istediğim o kadar zaman oldu ki.
Her insan kendi kişiliği ile ilgili yorumlar görüyor sanırım. Hayatımızın 3'te 1'i uyumakla geçmesine rağmen hala rüya konusunda 1 adım atılamamış olması da çok acı.
Eskiden okuduklarımdan birini hatrlıyorum, çok hızlı uyanırsa rüya görmeden uyanabileceğini düşünen bir araştırmacıydı. Araştırmaları sonuçsuz kalmış tabi ki. Ben rüya görmeyi çok seviyorum; gerçek olmasalar bile, çok sık hatırlayamasam bile rüyalar genelde beni rahatlatıyor.
Dolaşırken bu akşam bir sitede buna rastladım. Ortadoğuyu tarihte kimlerin yönettiğini gösteren güzel bir flash bence. Sonunda ise ortadoğuyu şu an kimin yönettiğini gösteriyor. Eski zamanlardaki o çok büyük imparatorlukların yerini zamanla nasıl değiştiğini gösteren, insanı düşündüren bir flash.
Windows görev yöneticisinde birçok çalışan uygulama var. Her gün kullandığımız bu işletim sisteminin (Windows, büyük çoğunluk..) uygulamalarının görevleri neler? Windows bizden habersiz neler uyguluyor?
Bugün windowsun bilmediğim uygulamalarını araştırmak geldi içimden. Hergün bakıyorum onlara neredeyse, kilitlenen bişeyler oluyor mutlaka :( Acaba bu uygulamalar neyi simgeliyor. Yoksa bilgisayarımda virüs mü var?
cisvc.exe ve cidaemon.exe ::: Microsoft Index Servisleridir.
Svchost.exe ::: Windows 2000/XP işletim sistemlerinde verilecek servisleri kayıtlar dosyasında inceleyen ve gerekli DLL (Dynamic Link Library) dosyalarını çalıştıran programın adıdır. Birçok svchost.exe görev çubuğunda ve McAfee Firewall 8.0 uyarılarında görülebilir. Svchost.exe, sistemin normal şartlarda sıklıkla kullandığı bir programdır. PID numaraları ve çalıştırdıkları servisler şunlardır:
Alg.exe ::: windows işletim sisteminin uygulama katman geçit servisi uygulamasıdır. 3.Parti ateşduvarı veya internet bağlantı paylaşımı için gerekli bir dosyadır.Bu programı görev yöneticisinde durdurmayın.Aksi takdirde internet bağlantınız kopabilir...Eğer bu dosya :\windows\System32 klasörü içinde değilse bir virus veya trojan olabilir...
Explorer.exe ::: Yeni nesil Windows işletim sistemlerinde kullanıcıya, dosya sistemlerine erişim için grafiksel kullanıcı arayüzü sağlar. Bu bileşen işletim sisteminin çalışmasının izlenmesini ve kullanıcının bilgisayarı kontrol edebilmesini sağlar. Eğer işlemine son verirseniz, bilgisayarı tekrar başlatmadan o bilgisayar adam olmaz. :D
Lsass.exe ::: Bilgisayar açılırken bir alt sistem olan winlogon.exe'yi çalıştırır, ekranda kullanıcı giriş ekranı belirir ve Local Security Authority(Yerel Güvenlik Yetkisi) (lsass.exe) yüklenir. Bu aşamada kullanıcının kullanıcı adı ve şifresini girmesi gereklidir.
SMSS.exe ::: Session Manager Subsystem (smss.exe) kullanıcı arabiriminin düzenlenmesi görevini üstlenir. Sistem, kayıt defteri içindeki bilgiyi kullanarak açılışta sürücüleri ve yazılımları yükler.
Bu servisler korkulduğu gibi virüs veya spy değildir.Sisteminin bunu ne için kullandığını anlamak istersek;
start/run/cmd---Enter
(Yani başlat menüsünden çalıştır/ açılan menüyede cmd yazıp entera basalım.)
Gelen menüye (komut satırına )
tasklist /M
yukardaki satırı yazarsak, bize çalışan servislerin ne amaçla çalıştıklarını ve hangi dosyaları kullandıklarına dair bilgi veriyor. Bu dosyalar genelde DLL kütüphanelerini çalıştırıyor ama bazıları kullandığımız programların (mesela WORD,Kaspersky antivirüs) kullandıkları servisler de olabiliyor.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif... Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü... Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin...
Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün... Gülebildiğin kadar mutlusun üzülme Bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi, sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin...
İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin Bunu da öğren, sevdiğin kadar sevilirsin...
Babaannen, anneannen, dedendir, büyüklerin elini öpme, onların gönüllerini almak demektir.
Gün doğumuna yakın; sıcak yatağından ayrılabilmek, uykulu gözlerle yediğin ekmektir.
Gün batımına yakın; mutfaktan gelen mis gibi kokular,
annenizin hazırladığı o muhteşem yemeklerin önce kokusunu hissettiğiniz nadir zamandır.
Ezan sesini beklerken yorgun ama mutlu; karnı aç ama anlamlı bakışlardır.
Minarelerdeki renkli floresanlar,
iftardan sonra insanın ne kadar az şey ile de mutlu olabileceğini anlamasıdır.
Yetişilmeye çalışılan bir iftar, uyanılamamış bir sahur,
farkında olmadan ağıza atılan bir parça yemektir bazen.
Yalnız, yapayalnız olmadığının duygusudur.
Hep birlikteliktir.
Acıya, sıkıntıya beraber katlanma,
ödülünü de beraber paylaşmadır.
Çevrende onca gönülle aç kalmış insan varken,
“sizinleyim – ben de yemiyorum !” dur.
Arkasından gelen bayram,
öpülen eller, açılmış kollar,
belki bir daha asla olamayacak kucaklaşmalardır.
Yüzyıllardır süregelen bir paylaşma dönemini ıskalamayın.
Dindar olmasan da,
tek dua bilmesen de,
nedenini anlayamasan da,
hiç oruç tutmasan da
HEP GÜZELDİR RAMAZAN !
Not: Ramazan'da sokakta içki içen bir çift, tartışma sonucunda bir grup tarafından dövüldü. Bu ne ramazan'a ne de müslümanlığa uyar. Hiç kimsenin bir başkasının inancını sorgulamaya, başkasına inancını benimsetmeye hakkı yoktur. Ülkede o kadar yoğun olarak çatışma, benden değilsen sen hiçsin tavrı var ki. İnsan yaşadığı ortamı düşününce üzülüyor. Ne zaman insana, insan olduğu için değer vericez? Ne zaman kendi çıkarlarımızdan önce toplumun çıkarlarını gözetebileceğiz?
Fikrimin ince gulu, kalbimin sen bulbulu O gun ki gurdum seni, yaktin ah yaktin beni… Gordugum gunden beri, olmusum inan deli O gun ki gordüm seni, yaktın ah yaktın beni… Atesli dudaklarin, gamzeli yanaklarin O gun ki gordum seni, yaktin ah yaktin beni…